6 Şubat 2013 Çarşamba

Musa Dağı eteklerinde bir köy: 'Vakıflı'

Öncelikle şunu söylemek istiyorum, benim de olduğu gibi herkesin yayasının(ninesinin), dedesinin, mamasının(annesinin) ve babasının kendi geçmişleriyle ilgili size bir çok anlatıcakları vardır. Bizim oraların çok hikayesi var benim mamamın(annemin) tarafı Hatay'lı, Samandağ'daki Vakıflı Köyü'nden bu köyü belki bilmiyorsunuzdur ama şu an hala orda Ermeniler yaşamaktadır.  Türkiye'nin tek Ermeni köyü. Babamın tarafı ise Sinop ve Kastamonulu.
Şimdi yazdıklarım mamamın mamasının yaşadıklarıyla ve bana anlattıklarıyla ilgili.
Bir sürü şey var anlatılacak ama bir yerden başlamak gerek, ilk olarak ben bu Cumartesi günü yani 9 Şubat günü kutluyacağımız 'Pun Paregentan'(Karnaval) ile ilgili yayamın, kendi ve Vakıflı Köyü'nde yaşadıklarını ve o günde neler yapıldığını anlatmak istiyorum.

''Eskiden her paregentanda muhakkak bir hayvan kurban edilirdi ve etin bozulmaması için de bir camdan diğer cama asılırdı, ona da 'Şıhritzenktzi' denirdi. Eğlenceler olurdu davullar zurnalar çalınırdı halaylar çekilirdi ne güzeldi o günler. Unutamadığım bir anım var, daha dedenle nişanlıydık Kadı dedelere giderken bizim eşşek anırmaya başladı yayam da bakın eşşek bile bayramınızı kutluyor demişti ve hepimiz çok gülmüştük.O günlerde tandırlarda 'Bandırıhutz', 'Zeytinyağlı Pigiğ' ve tatlı ekmek pişirilirdi. Tatlı olarak da 'Tzilibig' yapılırdı yani bildiğimiz lokma. Genelde akşam yemeklerinde masalarda içli köfte ve 'Agıncag' yani mantı olurdu.''

Benim en çok sevdiğim de 'Bandırıhutz', çökelek ve baharatlı ekmek diyebilirim ama tabi yayam onu tandırda mükemmel yapar. 'Zeytinyağlı Pigiğ' de bir çeşit simit gibi diyebilirim. Anlatılanlar bana göre unutulmamak üzere yazyıya alınmalı çünkü tarih bizim için çok önemli. Daha bir sürü şey var dinleyip ve de yazılacak...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder